• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 35 °C

Erdoğan: Fethullah Gülen için Kırmızı Bülten çıkabilir

Erdoğan: Fethullah Gülen için Kırmızı Bülten çıkabilir
A Haber- Atv ortak canlı yayında soruları yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fetthulalh Gülen için 'Kırmızı Bülten' çıkabileceğini söyledi. Henüz net birşey olmadığını dile getirdi.

30 Mart seçimleri öncesi son durum ne? Yasa dışı dinlemelerle ilgili hangi adımlar atılıyor? Yargı ve Emniyet'teki yer değiştirmeler sürecek mi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair soruları A Haber – Atv ortak canlı yayınında yanıtlıyor.
 
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları:
 
Meydanları nasıl görüyorsunuz? Yasa dışı dinlemeler, paralel yapı tartışmaları oy tabanınızı nasıl etkiliyor? Seçim öncesi bir provokasyon riski görüyor musunuz?
 
Elazığ'da bugün bambaşka bir coşku vardı. Bugün Elazığ'a Başbakan olarak 16'ıncı gidişimdi. Biliyorsunuz gakkoşların heyecanı farklıdır. Çok açık ve net onu gösterdiler. O coşku bir şeyi gösteriyordu, bu paralel yapı meselesi halkı birbirine çok farklı bir şekilde kenetlemiş. Malatya'ya geldik, Malatya tarih yazdı bugün. Emniyet'in söylediği rakamlar 100 bin dediler. Paralel yapıya girmeden meydan birinci ikinci dediğiniz zaman üç kafadarın üçüncüsünü demeden halk hemen tepkisini koyuyor. vatandaş enteresan sloganlar uydurmuş. İnsan bunları görünce o duygu o tepki çok  çok farklı. Öbür taraftan bakınca muhalefet montaj diyor. Bunların montaj tekniği çok farklı. Onlar onunla oyalana dursunlar biz yolumuza aynı şekilde devam ediyoruz. Milli irade sandıkta en güzel şekilde tecelli ederek en güzel cevabı verecek. 
 
Doğrusu ben provakasyon beklemiyorum. Ama olmaz da diyemeyiz niye çünkü gittikçe hırçınlaşma var. Örneğin İstanbul'da Trabzonlular gecesi düşünün sizi kabullenmiyor toplum, siz çıkarken oradan birisi belki size laf da atmış olabilir. Ama kalkıp siz ona yumruk atarsanız bir siyasetçi olarak, bunun nasıl bir hazımsızlığı ortaya koyduğunu görmüş oluyoruz.
 
Bu şunu getirir demekki, yaptırdığı kamuoyu araştırmalarında vs. beklediği neticeyi göremeyince artık bir hırçınlaşma başladı. Ertesi gün mesela yine Eyüp'te konuşma yaparken bir tane vatandaş alkışlamıyor, alkışlamayınca teneke gibi orada ne duruyorsun çek git diyor. Alkışlar veya alkışlamaz. Ondan sonra bugünkü açıklamalarını gazetelerde okuyoruz, "O zaten Ak Partili, Fatih Belediyesi'ndeki Ak Partili Belediye Başkan Yardımcısının kardeşi diyor. Olabilir adam Trabzonlu. Adamlar Trabzonlular gecesine geldi, CHP'liler gecesine gelmedi ki. Ama sen İstanbul'a Belediye Başkanı olmaya karar verdiysen sen tüm İstanbulluların Belediye Başkanı olacaksın CHP'lilerin Belediye Başkanı olmayacaksın. Dolayısıyla mesajını da buna göre vermek zorundasın. Ama sen daha ilk elde kaybettin işi. Niye? Dedi ki "O Ak Partililerin" Sen Ak Partililerin Belediye Başkanı olmayacak mısın? Böyle bir mantık olmaz.

MEHMET BARLAS: Bildiğim kadarıyla sizden randevu isteyenler kuyrukta bekliyor. Mesela ünlü medya patronuna randevu vermeyeceğinizi söylediniz. Mustafa Koç'a da şu ana kadar hiç randevu vermiyordunuz. Sonra pazar günü Mustafa koç'un Fethullah Gülen'le neler konuştuğunu anlattığı röportajı Hürriyet'te yayınlandığı gün siz de onu Ankara'da kabul ettiniz. Bir söylenti duydum doğru olabilir mi; sizden randevu alabilmek için bir dış ülkedeki kişiden aracılık istemişler. Doğru mu? 
 
Doğru ama ismini benden almayın. 
 
M. Barlas: Ben söylesem olur mu? Barzani. Mustafa Koç'un sizinle görüşmesi için Barzani aracı olmuş.
 
Kendileri de böyle bir ricada bulundular. Şöyle söyleyeyim, Koç Grubu'nun Kuzey Irak'ta da yatırımları var. Dolayısıyla bu yatırımlar nedeniyle herhalde bağlantıları oluyor. Ama bizim randevu olayı Ali Bey'den geldi. Ali Bey'den gelince dedim ki büyük ihtimal Ali Bey son zamanlarda gerek Fenerbahçe gerek vs. bu gibi konularla benle görüşecek dedim. Mustafa Bey ile ilgili konu da daha önceden olunca özel kalemime abi kardeş ikisi beraber gelsinler dedim. Geldiklerinde açıkçası Hürriyet'teki o söyleyişiye de hiç girmedim.Sadece orada özellikle yapacakları yatırımlar noktasında konuşmalarımız oldu.

"FACEBOOK VE YOUTBE MİLLETİ YEDİRMEYİZ"

Getirdiğimiz internet yasasına malum çevreler hemen itiraz etti. Yapabileceğimiz kadarını yaptık. O alanda da 30 Mart'tan sonra atacağımız yeni adımlar var. bazıları Youtube ve Facebook'la ilgili bazı şeyler söylüyor. O konuda kararlılığımız var. Bu milleti Youtube'a Facebook'a yediremeyiz. Atılması gereken adım neyse biz bu adımı en kesin hatlarla atacağız. Kapatılmaları da dahil.
 
Adalet Bakanı ile yaptığım konuşmada yine parça parça birleştirilmiş. Dinlenmemiz anayasaya aykırı. Bu medya onurlu olsa bunları yayınlamaz. Kim dinliyor? Paralel yapı... Bunu nereden dinliyor, aramaya gerek yok; TÜBİTAK."

"BİR KISIM YARGI ADİL KARAR VERECEK DURUMDA DEĞİL"
 
MAHMUT ÖVÜR: Başbakan dinleniyor, Başbakan'ın Bakan ile konuşması dinleniyor. Ve siz bunu meydanlarda casusluk diye tanımlıyorsunuz. Peki bunun karşısında ne yapıyorsunuz? Bunun müeyyidesi nedir? Toplum bunu merak ediyor?
 
Mahmut Bey bunun müeyyidesi çok ağır. Casusluğa, ajanlığa giriyor bu dinlemeler. Fakat şu anda bir kısım yargı henüz adil bir karar verecek durumda değil. Hukuki yarıyı da o şekilde dizayn etmişler. Bir defa bunun bir düzene sokulması lazım. Biz olaya neden HSYK'dan başladık? Çünkü alt derece mahkemelerde herhangi bir cezai müeyyide uygulayamıyorsunuz. Kapanın elinde kalıyor. İsteyen istediğini istediği zaman istediği şekilde dinleyebiliyor.Sadece dinleme değil, ortam, görüntüleme hepsi var. Bunların hepsini yapıyorlar. Açıklanan onbinlerce yüzbinlerce insan dinlendi. Geçenlerde biliyorsunuz, Başsavcı bu rakam 3 bin falan değil dedi.

http://www.istanbulhaber.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim