• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 18 °C

"Eğitimi Gülen Cemaatine teslim etmeyiz"

Başbakan Erdoğan, “Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya organlarıyla bize saldırmalarını, yadırgıyoruz. Biz kalkıp da bütün eğitimi cemaatin derneklerine kurumlarına teslim etmek gibi bir durumun içinde olamayız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gülen Cemaatiyle Hükümet arasında bir problem var mı sorusuna, “Biz şimdi niçin Cemaati karşımıza alalım. Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya organlarıyla bize saldırmalarını, yadırgıyoruz. Biz kalkıp da bütün eğitimi cemaatin derneklerine kurumlarına teslim etmek gibi bir durumun içinde olamayız" dedi.

A Haber’de yayınlanan “Gündem” programında gündeme dair açıklamalar yapan Erdoğan, şunları söyledi:  

GAZETE BAŞLIKLARI ÇOK ÇİRKİNDİ 
“(Dershaneler konusu) Öncelikle bugüne kadar niye konuşmadım onu söyleyeyim. Böyle bir polemiğe girmek istemedim. Bu polemiği çok çirkin buldum. Bu bugün değil, 80’den bu yana yönetimlerin, iktidarların gündeme getirdiği, ‘mesafe aldık, alamadık’ diye devam eden bizim iktidarımız döneminde zirve yapan bir süreçtir. Hüseyin Bey’in(Çelik) bakanlığında ‘bunu yapalım, sizden bunu istiyorum’ dedim. ‘Bu alanda da bu reform adımlarını atalım’ dedim. Sağlık reformu yaptık. Bunları halkımız yararlanması için yaptık. Bunu çözdük. Dershaneler konusunda da süreç uzadı gitti. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan istifa eden arkadaşlarımdan da, hepsinden istedim bunu. Bitirmemiz gerekiyor dedim ve çalışma yaptılar. Bu taslak bize sunulmadan gazete başlıkları çok çirkindi. ‘Gece baskını’ diye bir başlık çok çirkindi. Bir taraftan taslak diyeceksiniz, bir taraftan ‘gece baskını’ diyeceksin. Bu yeni başlamadı zaten. Ben arkadaşlarıma ‘bu konuyu çözeceğiz’ dedim. Biz diyoruzki gelin bu konuda samimi olun gelin bu dershaneleri okula dönüştürün.

FAKİR FUKARA ÇOCUK GİDEMİYOR

Merdiven altı dershanecilik işini bitireceğiz. Ya da sizde öğretmen talebi varsa bize verin. Biz bunları sınava da tabii tutmadan devlet okullarında istihdam edelim. Yok bunu da istemiyorsunuz. O zaman biz size arsa verelim, ucuz kredi verelim. Bütün bunların yanında vergide indirim, muafiyet sağlarız. Yeter ki gelin. Peki neden okula yanaşılmıyor da illa dershane deniyor. Bize bunu anlatamıyorlar. Şu tablo çok ilginçtir bu dershanelerin öğrenci profili, fen ve sosyal bilimler liselerindeki öğrencilerin yüzde 95’i dershanelere gidiyor. Anadolu liselilerinin yüzde 91’i, meslek liselilerin yüzde 18’i dershanelere gidiyor. Siz fen ve anadolu liselerindeki öğrencileri alıyorsunuz ve ona olsa olsa test tekniklerini öğretiyorsunuz. Eğitimini devlet okullarında almış sen ona biraz bir eğitim veriyorsun ve sonra bir okulu kazandığında hemen sırtına tişörtü giydiriyorsun. Bu fakir fukara çocuklar niçin bu kurslara gidemiyorlar. İstifade edenler büyükşehirlerdeki zengin ailelerin çocukları. Burada böyle bir karışık durum var. İzah edemedikleri bir durum var. Ama benim sevgili vatandaşım önümü kesip bana bunu anlatıyor. Çocuğumu gönderdim ama şimdi paralarını ödemekte zorlanıyorum. Haberleri görüyorsunuz, ‘dershane borcu intihara sürükledi’. Bu borcu ödeyemedikleri zamanlar böyle durumlarla karşılaşıyorlar. Madem vakıfsınız ücretsiz eğitim verin deyince de rahatsız oluyorlar. Şimdi biz devlete verebiliriz diyorlar. Kusura bakmayın biz bir darbe hükümeti değiliz. O zaman kurun okulları biz sizden hizmet alımı yapalım. Böyle hayırlı bir konuda neden böyle bir tartışma yapılıyor. Değişik yerlerde okullarınız da var, bunları da biliyoruz. Alın bu çocukları çok daha faydalı hizmetini yap.

CEMAATİN BİZE SALDIRMASINI YADIRGIYORUZ

Cemaat deniliyor, Cemaat’le, hizmetle karşı karşıya gelmek gibi bir şey de çok çirkindir. Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya organlarıyla bize saldırmalarını, hatta gerçeğe aykırı şekilde saldırmalarını yadırgıyoruz. Bu niye bir cemaate yönelik olsun. Cemaat mensubu olan kardeşlerim lütfen burayı tekrar hatırlasınlar biz ne dedik ‘öğrencileri özel okullarda okutalım, parayı devlet versin.’ Danıştay ne yaptı, bunu reddetti. O zaman ‘AK Parti iktidarı Cemaat’e kaynak sağlamak için bu yasayı düzenledi’ dediler.

GERİ DÖNÜŞ OLMAYACAK

Cemaat mensubu kardeşlerim bu olayda yediğimiz darbeyi, tokadı unutuyorlar mı? Biz şimdi niçin Cemaat’i karşımıza alalım. Siz niye eğitimi belli vakıflara, derneklere teslim ediyorsunuz diye bize hesap sorarlar. Çünkü biz belli bir grubun değil tüm milletin iktidarıyız. Kendilerinin de bizi anlayışla beklemeleri lazım, sürdürdükleri propagandayı bitirmeleri lazım ve bizden bir geri dönüş bekliyorlarsa bunun olmayacağını bilmeleri lazım. Pazartesi bize yapılan sunumda bazı eksikler var. Bakanımıza ‘bunlar üzerinde çalışmayı yapın, dışarıdan almanız gereken destekler varsa alın, görüşülmesi gereken STK’lar varsa görüşün ve bir sonraki bakanlar kuruluna getirin’ dedik.

“GERİ ADIM ATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

“Biz kalkıp da bütün eğitimi cemaatin derneklerine kurumlarına teslim etmek gibi bir durumun içinde olamayız” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Asıl bunun hesabını bize sorarlar? Derler ki 'niye belli kurumlara vakıflara eğitimi teslim ediyorsunuz.' Biz şimdi şu anda devlet olarak temelden alacağız hatta okul öncesi eğitimden alıyoruz, bu yavruları bu çocukları yetiştiriyoruz. Ve ondan sonra da eşit bir sınav sistemi içerisinde bunları geleceğe hazırlıyoruz. Çünkü biz belli bir grubun değil tüm milletin iktidarıyız. Burada kendileri de bizleri anlayışla karşılamaları lazım. Bu sürdürdükleri kara kampanyaları bence bitirmeleri lazım. Bizden bir geri adım bekliyorlarsa bu anlayışta bu mantıkla bizden bir geri adım beklemeleri söz konusu değil.”

BU OKULLAR NİYE VAR

Ne demek ya. O zaman bu okullar niye var? Dershanelerde iş bitiyorsa bu okullara ne gerek var. Asgari 2 bin lirayla 20 bin lira arasında dershane ücretleri var. Daha da çıkabilir. Bunlar diyelim 4 öğrenci alıyor. Adları VİP dershane olan dershaneler de kuruldu. Fen liselerinden, Anadolu liselerinden seçilmiş öğrenciler oraya geliyor. Bu öğrenciler üzerinde belli bir süre kısa bir süre çalışma yürütülüyor ve biz kazandırdık deniyor. İnsaf edin ya, bu çocuklar devletin okullarında okudu. Bu emek nerede? Bu devletin bu çocuklar üzerinde hakkı yok mu? Olmaz böyle bir şey. Burada bir gerçek bir tarafa konulmuş oluyor. Sonra da konuyu Kuran Kursları ile mukayese etmek çok çirkindir. Orada ücret de yok. Bir şeye daha üzülüyorum, elimizde 800 bini aşkın öğretmenimiz var. Bu dershaneler konusu bu öğretmenlerimizin döktüğü tere haksızlıktır, saygısızlıktır.

DİYARBAKIR CESARET İŞİYDİ

(Diyarbakır ziyareti)Diyarbakır’da barış havasını bu kucaklaşma ile göstermek istedik. Bu bir yerde cesaret işiydi. Biz bu barışı halledeceğiz dedik. Şivan Perver’in gelmesi de üzerinde düşünülmesi gereken konular. Vatandaşlık konusunda talebiniz varsa biz bu konuda girişimlere hazırız dedik. Ahmet Kaya konusunda da ailesine aynı tekliflerde bulunduk.

MUSTAFA KEMAL BÖLÜCÜ MÜ?

Kürdistan bölgesel yönetimi cümlesinden muhalefetin neden rahatsız oldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün meclis zabıtlarında de yer alan, “Kürdistan bölgesi yasaları, Kürdistan bölgesi , Kürdistan bölgesinde her iki dili de kullanırlar” ibareleri geçer. TBMM reisi makamı olarak alınmış kararnameler var. Gazi Mustafa Kemal bölücü mü? Ben bu cümleleri kullandım Diyarbakır’da. Bana bölücü diyenler Atatürk’ün bu cümlelerini nereye koyacaklar?

BELEDİYE BAŞKANININ İFADESİ ŞIK DEĞİL

Diyarbakır belediye başkanını (Türkiye Kürdistanı) bu tür ifadeleri kullanması şık değildir. TC ismi bellidir. Bu isim üzerinde herhangi bir spekülasyona gidilmesi söz konusu değildir. Bu tür konuşmalar toplum içinde yeni rahatsızlıklara neden olur.

GENEL AF TAAHÜDÜM YOK

Siyasi yönümüzün başbakanlık yolunda attığımız adımların yanlış anlaşılması oluyor. Bakan arkadaşlarım aracılığıyla bu yanlış anlaşılmaları düzeltmeye çalışıyoruz. Dağlardan inme, cezaevlerinin boşaltılması ile ilgili cümlelerimi öyle bir noktaya getirdiler ki genel af çıkacak noktasına getirdiler. Genel af konusunda asla bu ifadeyi kullanmadım. Böyle bir taahhüdüm yok. Ben bir başbakan olarak katili af etme yetkisini kendimde göremem. Af yetkisi maktülün ailesine aittir. Devlete karşı yapılan suçlarda devlet muhatap olabilir. Ben şehitlere, maktüllerin ailelerine bunun hesabını nasıl veririm.

ONLARIN DEMESİYLE HAİN OLMUYORUZ

Siyasi, ticari yaşam bunların hepsi risktir. Bu riski göze alamazsanız ne siyaset ne ticaret yapabilirsiniz. Bütün değerlendirmeleri yapıp adım atıyoruz. Yaptığımız işin hukuki bir boyutu mu var. Orada bu anlamda bir açlık var. Onların hain demesiyle biz hain olmuyoruz. Orada tabela partisi olmaktan öteye gitmiyorlar. Sahillerde, kumsallarda kalıp siyaseti orada yaparsın. Onlarda karşı ırkı mücadelede bulunuyor. Biz halkımızla bütünleşmek sureti ile siyaset yapıyoruz. Ankara’ya mahkum değiliz. Halkın bakışı bizi teşvik ediyor.. Siz cesur bir şekilde siyaseti yapın, cümlelerinizi iyi seçin.

BİRLİKTE TÜRKİYE İNŞA EDELİM

Kürtleri bölüyor diyenler böyle hissediyorlar. Tek millet, tek vatan millet denilince ne anlıyorsun? Bunun içinde Türk, Kürt, Abaza hepsi var. Bütünüyle tek millet. Olayı sadece Türk, Kürt diye dayatırsanız olmaz. Anayasa çalışmalarında da bunda anlaşamıyorlar. Ayrıştırma sebebi yapmanın anlamı yok. Biz birlikte bir Türkiye inşa edelim istiyoruz. Biz orada birlik olalım beraber olalım hep birlikte Türkiye olalımın mesajını verdik.

TÜRKİYE’NİN IRAK’A IRAK’IN TÜRKİYE’YE İHTİYACI VAR

Başlayan süreç neler getirir bunu gelişmeler gösterecek. Kuzey ırak merkezi yönetim ile ilgili sıkıntının farkındayız. Onlarda bu sıkıntıyı gidermeye çalışıyorlar. Maliki’nin Türkiye’ye gelme talebine hayır dememiz mümkün değil. Türkiye’nin Irak’a, Irak’ın Türkiye’ye ihtiyacı var. Oradaki mezhebi yaklaşımları aşmamız lazım. Büyük mesafeler alabiliriz. Merkezi yönetim, kuzey Iraktaki gelişmeyi gösteremiyor. Irakta demokrasinin yerleşmesini istiyoruz. Orada ölümler yaşanmaya devam ediyor. Bölgenin istikları açısından istiyoruz. Buna İran’ı da katmak suretiyle Suriye konusunu görüşmek istiyoruz.” 

www.DenizHaber.Com.tr

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim