• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 7 °C

Dursun Çiçek Balyozu anlattı

Dursun Çiçek Balyozu anlattı
Kumpasa mağduru Dursun Çiçek ilk defa balyozu anlattı.

İrem Çi­çek, ba­ba­sı Dur­sun Çi­çe­k’­in avu­ka­tı. Bu sa­ye­de Si­liv­ri­’de ba­ba­sıy­la ra­hat gö­rü­şe­bil­di. An­cak Çi­çek, kı­zı­na ‘a­çık gö­rü­şe gel­me­me­’ ku­ra­lı koy­du. Çi­çek, bu­nun ge­rek­çe­si­ni “Çün­kü o gel­di­ğin­de ha­nım­dan ça­lı­yor­du. Çar­şam­ba­la­rı ha­nım­la baş ba­şa ol­mak is­ti­yor­du­m” di­ye açık­la­dı.
Al­bay Çi­çek, Si­liv­ri­’de 50 ay­lık esa­re­tin ar­dın­dan tah­li­ye ol­du. Ama mü­ca­de­le­si bit­me­di. Kum­pa­sı or­ta­ya çı­kar­mak için hu­kuk oku­ya­cak
Bek­le­nen gün gel­di. Ba­ba-kız ya­pa­ca­ğı­mız bu rö­por­taj için geç­ti­ği­miz yıl Er­ge­ne­ko­n’­un ka­rar du­ruş­ma­sı­nın ya­pıl­dı­ğı 5 Ağus­to­s’­ta söz­leş­miş­tik İrem Çi­çek ile. Ba­ba­sı­na ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ha­pis ce­za­sı ve­ril­di­ği o gün, ser­gi­le­di­ği dik du­ru­şuy­la ona hay­ran­lık duy­muş­tum. De­miş­ti ki İrem; “Si­ze söz ve­ri­yo­rum, ba­bam içer­ide çok kal­ma­ya­cak. Çık­tı­ğı gün bu­ra­da ba­bam­la bir­lik­te so­ru­la­rı­nı­zı ya­nıt­la­ya­ca­ğız…” Sö­zü­nü tut­tu İrem. Le­ven­t’­te­ki Harp Aka­de­mi­le­ri Loj­man­la­rı­’nın bah­çe­sin­de, bir yıl ön­ce otur­du­ğu­muz çar­da­ğın al­tın­da­yız yi­ne. Ba­ba-kı­zın yü­zün­de gül­ler açı­yor. Emek­li Al­bay Dur­sun Çi­çek, be­ni da­lın­dan ko­par­dı­ğı or­tan­ca­yı uza­ta­rak kar­şı­lı­yor. İrem kah ba­ba­sı­na sa­rı­lı­yor, kah eli­ni tu­tu­yor. Ba­na ise ba­ba-kı­zın o müt­hiş se­vin­ci­ni pay­laş­mak ka­lı­yor…
1515 gün son­ra öz­gür
- Geç­miş ol­sun. 50 ay son­ra ye­ni­den öz­gür­sü­nüz…
1515 gün. Ya­ni 50 ay. 4 yıl 2 ay olu­yor.
- Siz içe­ri gi­rer­ken İrem de ço­cuk sa­yı­lır­dı. Bir avu­kat ola­rak da ilk mü­vek­ki­li siz ol­du­nuz…
Ye­ni me­zun­ken ifa­de ver­me­ye de bir­lik­te git­miş­tik. Sü­re­cin en ba­şın­dan iti­ba­ren İrem bu da­va­la­rın için­de…
İrem Çi­çek, ba­ba­sı Dur­sun Çi­çe­k’­in avu­ka­tı. Bu sa­ye­de Si­liv­ri­’de ba­ba­sıy­la ra­hat gö­rü­şe­bil­di. An­cak Çi­çek, kı­zı­na ‘a­çık gö­rü­şe gel­me­me­’ ku­ra­lı koy­du. Çi­çek, bu­nun ge­rek­çe­si­ni “Çün­kü o gel­di­ğin­de ha­nım­dan ça­lı­yor­du. Çar­şam­ba­la­rı ha­nım­la baş ba­şa ol­mak is­ti­yor­du­m” di­ye açık­la­dı.
Al­bay Çi­çek, Si­liv­ri­’de 50 ay­lık esa­re­tin ar­dın­dan tah­li­ye ol­du. Ama mü­ca­de­le­si bit­me­di. Kum­pa­sı or­ta­ya çı­kar­mak için hu­kuk oku­ya­cak
Bek­le­nen gün gel­di. Ba­ba-kız ya­pa­ca­ğı­mız bu rö­por­taj için geç­ti­ği­miz yıl Er­ge­ne­ko­n’­un ka­rar du­ruş­ma­sı­nın ya­pıl­dı­ğı 5 Ağus­to­s’­ta söz­leş­miş­tik İrem Çi­çek ile. Ba­ba­sı­na ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ha­pis ce­za­sı ve­ril­di­ği o gün, ser­gi­le­di­ği dik du­ru­şuy­la ona hay­ran­lık duy­muş­tum. De­miş­ti ki İrem; “Si­ze söz ve­ri­yo­rum, ba­bam içer­ide çok kal­ma­ya­cak. Çık­tı­ğı gün bu­ra­da ba­bam­la bir­lik­te so­ru­la­rı­nı­zı ya­nıt­la­ya­ca­ğız…” Sö­zü­nü tut­tu İrem. Le­ven­t’­te­ki Harp Aka­de­mi­le­ri Loj­man­la­rı­’nın bah­çe­sin­de, bir yıl ön­ce otur­du­ğu­muz çar­da­ğın al­tın­da­yız yi­ne. Ba­ba-kı­zın yü­zün­de gül­ler açı­yor. Emek­li Al­bay Dur­sun Çi­çek, be­ni da­lın­dan ko­par­dı­ğı or­tan­ca­yı uza­ta­rak kar­şı­lı­yor. İrem kah ba­ba­sı­na sa­rı­lı­yor, kah eli­ni tu­tu­yor. Ba­na ise ba­ba-kı­zın o müt­hiş se­vin­ci­ni pay­laş­mak ka­lı­yor…

‘Tu­tuk­la­ma şo­ke et­ti­’
- Şu 50 ayı ko­nu­şa­lım is­ti­yo­rum. Ne­re­sin­den baş­la­ya­ca­ğız, ona siz ka­rar verin…
İlk şo­ku, ilk tu­tuk­lan­dı­ğım 30 Ha­zi­ran 2009 gü­nü ya­şa­dım. O za­man ifa­de­ye git­miş­tim. Kum­pa­sı, dev­let için­de ya­pı­lan­ma­lar ol­du­ğu­nu ilk o za­man söy­le­miş­tik. Ama tu­tuk­lan­dık. İti­raz et­tik ve 12 sa­at son­ra tah­li­ye ol­dum.
‘İlk kez ağ­la­dım…’
- Son­ra ye­ni­den tu­tuk­lan­dı­nız ve Has­da­l’­a git­ti­niz. O ilk gi­diş­te ne­ler yaşadınız?
Tek tip el­bi­se var. Re­za­let bir du­rum var Has­da­l’­da. Açık gö­rüş adı al­tın­da ca­me­ka­nın ar­ka­sın­dan kı­zım ve eşi­min (Gülşen Hanım) kar­şı­sı­na o tek tip el­bi­se ile çık­tı­ğım­da, ha­ya­tım­da ilk kez göz yaş­la­rı­mı tu­ta­ma­dım. Ar­ka­mı dö­nüp hün­gür hün­gür ağ­la­dım. Emek­li ol­duk­tan son­ra 12 Ey­lül 2011’de Si­liv­ri­’ye na­kil ol­dum. Bir fo­to­ko­piy­le tu­tuk­la­dı­lar be­ni. Hem Er­ge­ne­kon, hem Bal­yo­z’­dan tu­tuk­lu ol­du­ğum için sağ­la­ma al­mış­lar­dı. Bi­rin­den kur­tu­lur­sam, öte­kin­den kur­tul­ma­ya­yım di­ye… Her ta­raf­tan tam bir kum­pas kur­du­lar.
- Hiç ümit­siz­li­ğe ka­pıldığınız ol­du mu? 
Ön­ce­li­ğim sağ­lık­tı. Spo­ru hiç bı­rak­ma­dım. As­ker ol­ma­nın gü­cüy­le hiç kö­tüm­ser ol­ma­dım. Hep doğ­ru­la­rın or­ta­ya çı­ka­ca­ğı­na inan­dım. 17 Ara­lık bu sü­re­ci hız­lan­dır­dı.
‘Ce­za­ya gül­dü­m’
- 5 Ağus­to­s’­ta ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet yü­zü­nü­ze okun­du­ğun­da ne his­set­ti­niz?
12 Ey­lül dar­be­si ol­du. Ke­nan Ev­ren ve Tah­sin Şa­hin­ka­ya mü­eb­be­te mah­kum ol­du. Be­nim bir tak­lit im­zam dı­şın­da hiç­bir şe­yim yok ve ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ve­ril­di? Bu hu­ku­kun ol­ma­dı­ğı­nın çok so­mut gös­ter­ge­si­dir. Bi­zi sus­tur­mak için el­le­rin­den ge­le­ni yap­tı­lar. Ço­ğu ki­şi­yi de sus­tur­du­lar. Ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet ka­ra­rı­nı duy­du­ğum­da sa­de­ce gül­düm. Son­ra­sın­da İre­m’­e de söy­le­dim. İyi ki böy­le ol­du. 8-10 yıl ce­za ver­se­ler­di, bu ka­dar iyi an­la­ta­maz­dık kum­pa­sı…
Ba­na ‘ko­ğuş ağa­sı­’ der­ler­di
- İçer­ide, Si­liv­ri­’de si­ze olan mu­ame­le na­sıl­dı?
Bu öy­le bir sü­reç­ti ki, kum­pas­çı­la­ra sem­pa­ti du­yan­lar bi­le ger­çe­ği gö­rü­yor­lar­dı. Si­liv­ri­’de bi­ze hiç­bir za­man hü­küm­lü gi­bi dav­ran­ma­dı­lar. Her ka­pı­yı aç­tık­la­rın­da, her gör­dük­le­rin­de, “Gü­nay­dın ko­mu­ta­nım, na­sıl­sı­nız, bir em­ri­niz var mı?­” di­ye sor­du­lar. Hat­ta on­lar bi­le, “Az kal­dı, az da­ha da­ya­nı­n” di­ye mo­ral ve­ri­yor­lar­dı. Ben ko­ğu­şun en kı­dem­li­si ol­du­ğum için ko­ğuş ağa­sıy­dım. Te­le­viz­yon ku­man­da­sı bi­le be­nim elim­dey­di… Hep ha­ber ve tar­tış­ma prog­ram­la­rı­nı iz­ler­dik. Bir de ko­me­di… Ora­da en çok ih­ti­ya­cı­mız olan şey­ler­den bi­ri de gü­le­bil­mek­ti çün­kü. Hiç ye­te­ne­ğim yok­ken, ce­za­evin­de kur­sa ka­tı­lıp saz çal­ma­yı da öğ­ren­dim.
‘E­şim­le baş ba­şa ta­ti­le çı­ka­ca­ğı­z’
- 5 yıl son­ra ev­de­ki ilk ge­ce na­sıl geç­ti?
Ha­nım yap­rak sar­ma yap­mış. Yap­rak sar­ma biz­de mil­li ye­mek. Sağ ol­sun­lar be­ni Si­liv­ri­’de de hiç dol­ma­sız bı­rak­ma­dı­lar. İrem du­ruş­ma­la­ra ge­lir­ken bi­le dol­ma ge­ti­rir­di. Ta­bi­i ilk ge­ce­miz­de evi­miz çok ka­la­ba­lık­tı. Ak­ra­ba­lar, dost­lar zi­ya­re­ti­mi­ze gel­di. Da­ha hiç uyu­ma­dık.
- Şim­di ilk plan prog­ram ne­dir? Ai­le­ce bir ta­til mi?
Oğ­lum da Ame­ri­ka­’dan ge­li­yor. Bir­kaç gün çe­kir­dek ai­le ola­rak has­ret gi­de­re­ce­ğiz. Son­ra­sın­da ha­nım­la baş ba­şa bir ta­ti­le çık­mak is­ti­yo­ruz. Genç­le­ri de bi­raz ken­di hal­le­ri­ne bı­rak­mak la­zım.
‘A­po­let­ler de­ğil in­san­lık önem­li­’
- Hil­mi Öz­kök ve Ay­taç Yal­man için bir me­sa­jı­nız var mı?
Açık­la­ma­la­rı var. “Mah­ke­me ça­ğır­dı da gel­me­dik mi­?” di­yor­lar. As­lın­da doğ­ru. Ha­zır et­tik­le­ri­mi­zi bi­le din­le­me­di­ler. Ama as­ker ol­ma­nın di­sip­li­ni ve an­la­yı­şı ile bu ka­dar art ni­yet­li ola­maz­lar. Art ni­yet­li olan adil yar­gı­la­ma­yan ha­kim­ler ve sav­cı­lar­dı.
İrem Çi­çek: Bu ko­nu­da ba­bam­la ay­nı fi­kir­de de­ği­lim. Bu sü­reç­ten is­ti­fa­de eden ko­mu­tan­la­rı da gör­dük biz. Çı­kıp açık­la­ma ya­pan, biz­ler­le her cu­mar­te­si Be­şik­ta­ş’­ta olan ko­mu­tan­la­rı da gör­dük. On­lar da as­ker, on­lar da ko­mu­tan. Önem­li olan rüt­be­ler ve apo­let­ler de­ğil, in­san ol­mak.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim