• BIST 98.704
  • Altın 143,651
  • Dolar 3,5664
  • Euro 3,9900
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 26 °C

Davutoğlu: Muhalefet alternatif önersin

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, kendisiyle ilgili eleştirilerde "El Kaide sevgisi" ifadesinin kullanılmasıyla ilgili, "Bu açık bir şekilde bir ithamdır, suçlamadır" dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bakanlığının 2014 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Sözlerine "Eleştirileri doğal karşılıyorum" diyerek başlayan Davutoğlu,  milletvekillerinin bazı sözlerinin eleştiri sınırını aştığını söyledi.

Davutoğlu,  "Şahsıma dönük 'El Kaide sevgisi' gibi bir ifade kullanıldı. Hiçbir Türkiye Cumhuriyeti devleti bakanı El Kaide'ye ve herhangi bir terör grubuna dönük özel bir sempati beslemez. Bu açık bir şekilde bir ithamdır, suçlamadır. Bu suçlamanın yeri TBMM değildir, zemini değildir. Bu aşırılığa varan daha birçok örnekler oldu şahsımı açıktan hedef alan örnekler. Etik olarak bunları doğru bulmuyorum" dedi.

Davutoğlu, "Bir Türkiye Cumhuriyeti devleti bakanına El Kaide ithamı yapmak, açık söylüyorum bütün bu makamları ve Türkiye Cumhuriyeti devletini ilzam etmektir" diye konuştu.

Dünyanın her yerinde Türkiye'yi onurla temsil ettiğini dile getiren Davutoğlu,  TBMM çatısı altına bu sözün yakışmadığını söyledi. Davutoğlu,  bütün dünya tarafından insanlık suçu ve savaş suçuyla itham edilen bir rejimin yöntemleriyle karşılaştırılmanın da Türkiye Cumhuriyeti devletini ilzam olacağını belirtti.

Davutoğlu, "Açık bir şekilde bir vekilimiz burada 'Türkiye Cumhuriyeti devleti aynı yöntemleri kullanmıştır' diyerek bu devleti insanlığa karşı suçlar işleyen bir rejimle aynı yerde zikretmesi bu Meclisin çatısı altında olmaması gereken bir durumdur. Başka meclislerin çatısı altında olabilir. Türkiye'ye özel düşmanlık besleyenlerin bulundukları yerlerde olabilir" ifadesini kullandı.

"Hükümetler geçici, devletler bakidir. Hepimiz gelip geçiciyiz" diyen Davutoğlu,  şunları söyledi:

"Kimse burada daimi kalmak iddiasıyla bu görevleri üstlenemez.  Daimi kalma iddiasında olanlara karşı bizim tutumumuz Suriye'de, Mısır'da ve birçok yerde bellidir. Ancak o zaman Türkiye Cumhuriyeti devleti diyerek bu itham içinde zikredilmesini doğrusu anlayamadım. Bu kayıtlara geçmiş olsun isterim."

Davutoğlu, Türkiye'nin etrafında yüzyılın en büyük dönüşümünün yaşandığını ifade ederek, "Böyle bir zamarda gönül ister ki TBMM karşılıklı argümanların mantıki silsile içinde tartışıldığı zeminler olsun. Biz izah edelim, bizi eleştirin, alternatif politikalar getirin. Hepsinin başımızın üzerinde yeri var ama hepimiz bilmeliyiz ki bugünkü içinde bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin aldığı kararlar, yaptığı eylemler Türkiye'nin itibarını artırma yönünde eylemlerdir. Kimse bir niyet sorgulamasına gitmemesi icap eder" dedi.

 "O zaman Esed Sünni miydi?"

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esed ile çok iyiydik, ne oldu? Peki o iyi olduğumuz dönemler kimin eseriydi? Sayın Başbakanımızın başkanlığını yaptığı bakanlar kurullarının eseriydi. Şimdi soralım. Mezhepçi iddiasıyla itham ettiniz, sadece bizi değil, Türkiye Cumhuriyeti'ni. O zaman Sayın Beşşar Esed Sünni miydi? Değildi. Eğer 4 sene önce Beşşar Esed ile ortak kabine toplantıları yapıyorsak, bir YDSK'da 51 imza atmışsak demek ki mezhep bizim için kriter değildir."

Sonra Esed'in bu yüzyılın gördüğü en büyük katliamları işlemeye başladığını dile getiren ve kendisini defalarca uyardıklarını hatırlatan Davutoğlu, "Suriye politikasında başka bir şey bulunamadığı için bizi bizim politikalarımızla eleştiriyorlar" dedi. Davutoğlu, "İsterdim ki CHP, MHP, BDP kalksınlar ve alternatif bir Suriye politikası teklif etsinler" diye konuştu.

"Varsa hatalar, sorumluluk bana ait"

Davutoğlu, demokrasilerde politikaları hükümetin ve bakanların belirlediğini, dışişleri camiasının da diğer bakanlıklar gibi katkı yaptığını belirterek, "Varsa hatalar bana ait, sorumluluk bana ait" diye konuştu.

Davutoğlu, "En küçük bir memurum aldığı karar bile benim kararımdır. Benden habersiz de olsa benim kararımdır ve savunurum. Sizin övdüğünüz bu camiayı da takdir ediyorum. Hiçbir zaman bakanlarını yalnız bırakmadılar. Uçakta uyurken de yalnız bırakmadılar, uykusuz gecelerde müzakere ederken de yalnız bırakmadılar. Bakanlıkla benim arama, 'biri devlet erbabı, diğeri siyasetçi' gibi bir ayrım geçirmeyin" dedi.

Davutoğlu, 2011 yılında Beşşar Esed ile yaptığı görüşmeyi ve 14 maddelik bir planda anlaştıklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Ertesi gün bu planları uygulamak için bütün dünyaya 'aman Suriye'yi gayrımeşru ilan etmeyin, şans verelim' diye telefon etmişim. Ondan iki gün sonra çok daha büyük katliamlar olduğunda bir gün devlet arşivleri açıldığında, güvendiğiniz ve benim de çok güvendiğim dönemin Şam Büyükelçisi'nin Hama raporunu okuyun. Daha ortada tek bir El Kaide mensubu yok. Tek bir silahlı direniş yok. Sadece barışçıl gösteri yapanlar var. O kriptolar açıldığında benim de çok güvendiğim dışişleri camiamızın raporları üzerine karar alıyoruz. "

 "2011'de El Nusra mı vardı?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bir sabah kalktık, Suriye'ye düşman olduk" şeklindeki sözlerini hatırlatan Davutoğlu, "Lütfen objektif verileri bari kabul edelim" diye konuştu.

"El Nusra diye bir grup var mıydı 2011'de?" diyen Davutoğlu, "Bizim ne Beşşar Esed ile şahsi bir problemimiz vardır ne de herhangi bir şekilde başka bir ülkenin rejimini değiştirmek gibi bir kaygımız olmuştur" dedi.

Türkiye sınırlarına gelen binlerce Suriyeliyi insanlık adına kabul ettiklerini kaydeden Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin şerefidir kapısına gelen insanları kabul etmek" ifadesini kullandı.

www.istanbulhaber.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim