• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C

Davutoğlu: Hain eylemi yapanlar cezalandırılacak

Davutoğlu: Hain eylemi yapanlar cezalandırılacak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kimsenin Türkiye'yi çevresindeki ülkelerin kaos kıskacı ve girdabına sokamayacağını söyleyerek, "Bu konuda kararlayız. İç barışı tesis edeceğiz, kamu düzenini teminat altına alacağız" dedi.

Hakkari'de 3 askerin şehit edilmesinin ardından olayın faillerinin cezalandırılması için ilgili birimlere talimat verdiğini vurgulayan Davutoğlu, "Haince eylemi gerçekleştirenler hak ettiği cezayı bulacaklar" diye konuştu.
 
Dün gece geç saatlerde Kahramanmaraş'a gelen Başbakan Davutoğlu, bugün sabah saatlerinde konakladığı otelde kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Eşi Sare Davutoğlu ile Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan, Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Lütfi Elvan, Gençlik Hizmetleri ve Spor Bakanı Çağatay Kılınç'ın da bulunduğu toplantıda Başbakan Davutouğlu kürsüye çıkarak bir konuşma yaptı.
 
Konuşmasında istiklal mücadelesindeki rolünü anlattığı Kahramanmaraş'a övgüler yağdıran Başbakan Davutoğlu, Hakkari'de şehit edilen 3 askere rahmet diledi ve terör örgütünün yaptığı hain saldırılar için 'misilleme' tanımlamasını kabul edemeyeceklerini belirterek, "Kimse devletin meşru güvenlik güçleriyle teröristleri aynı zeminde, aynı düzlemde göremez. 'Şurada teröristlere dönük bir operasyonda 3 terörist öldürüldü' diye misilleme gibi bir mantığı kabul etmemiz mümkün değildir. Hain saldırıyı gerçekleştirenler mutlaka cezalandırılacaktır" dedi.

12 YILDA MAHÇUP TÜRKİYE'DEN KUDRETLİ TÜRKİYE'YE GELDİK

Kahramanmaraş'ın 12 Şubat 1920'de milletin ümitsizliğe düştüğü günlerde istiklal ve onur için ayağa kaktığını vurgulayan Davutoğlu, 2002 yılında dış borç batağında sürüklenilirken, ekonomik kriz ve gelecek kaygısı yaşanırken AK Parti iktidarının yeni Türkiye inşası için yola koyulduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
 
"12 yılda nereden nereye geldiğimiz herkesin malumu. IMF kapılarında uzun müzakerelerin yapıldığı Türkiye'den geçen yıl mayıs ayında tümüyle borcunu kapatan bir Türkiye inşa edildi. İstanbul'un hemen yakınında Adapazarı'nda olan deprem bölgesine başbakanı birkaç gün gidemediği Türkiye'den, Van'da deprem olduktan bir yıl sonra 17 bin 894 konut yapan Türkiye'ye gelindi. 12 yıl önce dış borç için çaba sarf eden ve 'nereden kaynak bulabilirim' diyen Türkiye'den bugün dünyanın en fazla yardım yapan Türkiye geldi. Kendisine derman olamayan Türkiye'den, dünyanın herhangi bir yerindeki felakete hemen ulaşan Türkiye geldi. Artık müşfik ve kudretli Türkiye geldi. Mahcup Türkiye'den buraya gelmemizin sırrı milletimizin devletiyle buluşmasıdır."
 
KILIÇDAROĞLU AH BİR GİTSE...
 
Konuşmasında Türkiye'nin mazlum ve ihtiyaç sahibi olanların yanında yer aldığını dile getiren ve bu noktada ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Başbakan Davutoğlu şöyle devam etti:
 
"Tüm bu başarılar öylesine büyük etki yaptı ki; nereye giderseniz gidin Türkiye'nin bu başarı hikayesinin izlerini göreceksiniz. Kılıçdaroğlu; geçen yaptığı açıklamada; 'Asya, ve Doğu'da Türkiye kaygıyla izleniyor' dedi. Buralara hiç gitmediği için Türkiye hakkında neler düşündüğünü bilemez. Myanmar'a bir gitse ah gitse, Arakan'a gözü yaşlı birini kucaklasa. Bataklıkta ben onları kucakladım, gözlerinin içine baksa 'Tek ümit ışığımız Türkiye'dir' diyen ışığı görecek. Ah bir gitse; Somali'de bir yetimin başını okşasa, orada çadırlara girse Somalililer'in gözlerine baksa; Somalili bir Kahramanmaraşlı gibi aşk ve sevdayla Türkiye'ye bağlıdır. Görmediği Türkiye'ye muhabbet besliyor. Bu millete Kahramanmaraş'ın istiklal bilincine uzak olanlar, vatanın her köşesindeki manevi derinliğe sahip olmayanlar dışarıdan nasıl algılandığını bilmez. Gazze'ye ah bir gitse görse ki her dükkanın her bir evin camında Türk bayrağı asılı. Ben gittim nasıl bir muhabbetle bağlandıklarını biliyorum. 12 yıldır nerede başı okşanması gereken yetim varsa biz oradayız. Nerede yalvaran varsa, sağımıza solumuza bakmadan onların yanındaydık. Gelecek kaygısı taşıyan ve ümidi kalmayan insan varsa yanlarında al bayrağı gördüler."
 
TBMM'DE KİMSE 'DIŞARI' DİYE TEMPO TUTAMAYACAK
 

Başörtüsünün bir şehrin kurtuluşunun meşalesini yaktığını ve kendilerinin de bu doğrultuda düzenleme yaptığını dile getiren Davutoğlu, Gezi olayları ile sokakların hareketlendirilmek istenmesine rağmen onur ve vakar mücadelelerinden geri adım atmadıklarını kaydettiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"12 yıldır sağlanan büyük başarı hikayesinden sonra Gezi olaylarıyla tam da Türkiye IMF borcunu 14 Mayıs'ta tümüyle kapatmışken 2 hafta sonra İstanbul sokaklarını hareketlendirmeye çalıştılar. Bizim sembolümüz ağaçtır, çınardır. Türkülerimiz kavağı anlatır, şiirlerimizde ağaç esastır. Yunus Emre gibi sarı çiçekle konuşuruz, tabiatla konuşuruz biz. Ağacı bahane ederek Gezi olaylarıyla Türkiye'nin 12 yıllık başarı hikayesini durdurmak istediler. AK parti iktidarı değil durdurulmak istenen Kahramanmaraş'ta ekilen istiklal tohumuydu. Onur ve vakar mücadelesiydi ama durduramadılar aksine 30 Eylül'de yeni demokratikleşme paketi açıklandı ve o paketle devletle daha derinden buluşmanın adımları atıldı ve Sütçü İmam'ı bilen Kahramanmaraş bir kez daha iftihar etti ki; 30 Eylül'den sonra bir Kahramanmaraşlı'nın da içinde bulunduğu 4 hanım kardeşimiz TBMM'ye başörtüleriyle vakar içinde girdiler. Bir başörtüsü için şehrin kurtuluşunun meşalesini yakan ve milletin kurtuluşunun önünü açan Kahramanmaraşlılar bunun Türk siyasetine yeniden damga vurduğunu gördü. Haddini bilmeyen kimse de Kahramanmaraş Milletvekili Sevda Hanım ve diğer kardeşlerimize 'dışarı' diye tempo tutamadı. Çünkü Ankara'da artık diktatıcılar, darbeciler ve vesayetçiler yoktu. 28 Şubat'ın diktacılarının, darbecilerinin, vesayet dönemlerinde onların aleti olan siyasetçilerin tutuğu 'dışarı' temposu artık anlamını yitirdi. Bir daha bu ülkenin evlatlarına hiç kimse 'Dışarı' diye bir tempo tutamayacak. Ne kamu dairelerinden, ne ortaöğretimden, ne üniversiteden ne diğer alanlardan, ne de TBMM'den bir daha Sütçü İmam'ın torunlarına kimse kıyafeti dolayısıyla 'dışarı' diye tempo tutamayacak."
 
Davutoğlu, çözüm süreciyle 2 yıldır şehit haberi gelmemesinden rahatsız olunduğunu ve 17 ile 25 Aralık ile başka yollarla tekrar darbe vurulmak istendiğini ancak halkın 30 Mart ve 10 Ağustos seçimleri ile AK Parti iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'ı ödüllendirdiğini kaydetti.
 
VATANDAŞLIK VE TARİHDAŞLIK BAĞI VAR
 
Yeni Türkiye'nin inşası için yola koyulduklarını ancak önlerine yeni tuzaklar kurulmaya başlandığını bunun son örneğinin de Kobani olaylarının bahane edilerek şehirlerde kardeş kavgasının önünün açılmak istendiğini dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
 
"Bütünüyle ülkeyi kaosa sürüklemek için Kobani olayları bahane edilerek şehirlerimizde büyük bir kardeş kavgasının önünü amaya çalıştılar. Bunu da Kahramanmaraşlılar çok iyi bilir. Maraş olaylarında sünni alevi kavgası ile şehrin bölünmeye çalışıldığını en iyi burası bilir cevabı da verir. İstiklal harbinde mezhep ayrımı olmadan, kökene bakılmadan tüm Kahramanmaraşlılar şehri savunduysa yeni Türkiye'de biz de Türk, Kürt, Sünni, Alevi tüm ayrımları ortadan kaldırarak vatandaşlık ve tarihdaşlık bağıyla geleceğe yürümesini garanti altına alacağız. Ekonomide gayrı safi milli hasılası 3.5 kat büyümüşse, tankını tamir edemeyen Türkiye'den şimdi Altay tanklarını yapan, kendi savaş gemilerini yapan, kendi uçaklarını yapma sürecinde olan, insansız hava aracını yapan, füzelerini yapan Türkiye'ye gelindiyse bunun arkasında milletiyle bütünleşmiş siyasi kadrolar vardır. Borç alırsan emir alırsın, silahı başkasından alırsan ne zaman ateş alacağını bilemezsin. Borç almayan borç veren, yardım eden kendi savunma sanayisine sahip olan, tarımıyla, imkanlarıyla, bereketli topraklarıyla kendi yiyeceğini temin eden, vatandaş sağlığını teminat altına alan yeni vizyonla bakıyoruz dünyaya. Bu sebeple bu yükselişle bunun getirdiği uluslararası hızla geleceğe dönük umutla bakarken geleceği karartmak istediler."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim