• BIST 105.324
  • Altın 146,571
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C

Çocuklarınızı bekleyen büyük tehlike

Çocuklarınızı bekleyen büyük tehlike
Büşra Uğurcan günümüz teknolojisinden faydalanarak akıllı telefonlar, televizyonlar, sinema, bilgisayar ve diğer bir çok mecra aracılığıyla çocukları bekleyen büyük tehlikeye dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

'Büyük oyunların' küçükleri etkilemesine izin vermeyin! başlığıyla kaleme aldığı yazısında bu tehlikelere dikkat çeken Uğurcan ailelere önemli tavsiyelerde de bulundu.
 
İşte o yazı; İzlediğimiz sinema filmlerinden, televizyon programlarına, dinlediğimiz müziklerden, reklamlara kadar çeşitli medya ürünleriyle, istemediğimiz bilgiler zihnimize gönderilebilir mi? “Yok daha neler” demeyin, oluyor ve bunun adına da ‘subliminal mesaj’ diyorlar. Subliminal mesaj ülkemizde çok fazla bilinmese de yabancı ülkelerde sıkça telaffuz edilen bir kavram. Subliminal mesajı kısaca “kişinin bilinçaltına gönderilen gizli mesaj” olarak tanımlayabiliriz.
 
İnsanların bilinçaltına subliminal mesaj göndermenin bir çok yolu bulunuyor. Bunlar sesli, görsel ve yazılı olarak sınıflandırılabilir. Subliminal mesajların özellikle çocuklar üzerindeki etkisi o kadar fazla ki bu konuda ebeveynlerin bilinçli olması şart. Daha gelişme çağında olan, herşeyi sorgulayan ve her gördüğü, duyduğu şeyden etkilenen çocukları belli bir yaş ve olgunluğa gelene kadar teknolojiden korumak gerekiyor. ‘Korumak’ diyorum çünkü teknolojinin sağladığı kolaylıkların yanı sıra tehlikeli yönleri de bir okadar fazla ve etkili.
 
Sizlere bir sene önce çalıştığım yerden bahsedeyim. Türkiye'nin çocuk ve gençlik portalı. Burada yayınlanan makale ve diğer içeriklerle çocuklara hem bilgili veriliyor hem de örnek olunuyor. Site çok renkli ve kapsamlı olduğu için hepsini anlatmak mümkün olmayacak. Sizlere sitenin benim en çok dikkatimi çeken bölümü olan sohbet alanından bahsetmek istiyorum.
Sitede güvenlik açısından çocukların her konuşması takip edilir. Bu takibi bende yaptım ve karşılaştığım diyaloglar akıl alır cinsten değildi. Yaşları 7 ile 14 arası olan çocuklar cinsel yaşamdan ve şiddetten bahsediyor, müstehcen kelimeler kullanıyorlardı. Ben o yaşlardaki halimi hatırlıyorumda onların bildiği çoğu şeyden habersiz, dışarda arkadaşlarımla sek sek, dokuz taş falan oynardım. Şimdiki çocuklar ise ellerinde tablet ve telefonlarla sosyalleşmeden bihaber, eve kapanarak kendilerini ve zihinlerini köreltiyorlar. Bunun sonucunda içe kapanık, çekingen bir nesil yetişiyor. Bir çocuk sürekli evde bilgisayarda oyun oynayarak yada televizyonda çizgi film izleyerek ne kadar geliştirebilir kendisini? Paylaşmayı, fedakarlığı, sevgiyi nasıl öğrenebilir? Bunların hepsi yüz yüze ilişkiler kurarak oluşacak kavramlar.
 
Çocuklar bilgisayarda savaş oyunu oynayarak şiddeti,hırsı,kini ve nefreti içselleştiriyor.Televizyonlarda izlediği çizgi filmlerde ise profesyonel bir şekilde görsellere, yazıya ya da müziğe gizlenen müstehcen kelimeleri ve pornografik görüntüleri beynine konuk ediyor.Kişiliklerinin oluştuğu o en önemli yaş dilimlerinde bu görüntüler içerisinde hapis oluyorlar. Bunun yanı sıra o izlediği çizgi film ve bilgisayar oyunlarındaki kişilere de benzemek istiyorlar. Onun gibi konuşup, onun yaptıklarını yapmaya çalışıp, spiderman gibi bir binadan ötekine atlamaya, winxclub’taki karakterler gibi giyinip uçmaya özeniyorlar. Bilinçaltı hiçbir mesajı unutmaz. Bu nedenle çocukları bu tür tehlikelerden uzak tutmak önce ailenin daha sonra tüm insanların görevidir. Çizgi film ve bilgisayar oyunlarındaki “büyük oyunların” küçükleri etkilemesine izin vermeyin!

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim