• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -5 °C
  • İzmir 6 °C

Çocuklarda böbrek taşına dikkat!

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Çetin Yeşilli, bele vuran şiddetli ağrı ile belirti veren böbrek taşı, genellikle yetişkinlerde görüldüğü gibi çocukları da etkisi altına alabileceğini ifade etti.
Çocuklarda görülen böbrek taşlarının idrarda kanama, karın ağrısı ve idrar yolu enfeksiyonu gibi belirtileri olduğunu dikkat çeken ve bu konuda aileleri de uyaran Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Çetin Yeşilli, “Çocuklarda taşın en sık görüldüğü yaş 4 olarak tespit edilmiştir. Gelişmiş ülkelerde daha çok böbrek taşları görülürken, gelişmekte olan ülkelerde mesane taşları daha çok gözlemlenir. Bunun nedeni; gelişmiş ülkelerde taş hastalığının erken teşhis edilmesidir. Çocuklarda görülen böbrek taşı tedavi edilmediği zaman; yineleme, her iki böbreği etkileme, enfeksiyona yol açarak böbreğe hasar verme gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Özellikle çocuklarda uykudan uyandıran karın ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı ve sebebi araştırılmalıdır. Karın ağrısına eşlik eden bulantı, kusma, ishal, ateş ve kilo kaybı gibi şikayetlerin varlığı çoğu zaman tanıya yardımcı olur. Karın ağrısı olan bir kişi ağrısını geçirmeye yönelik herhangi bir ilaç kullanmamalıdır. Kullanılan ağrı kesiciler hastalığı gizleyebilir ve tanıda gecikmeye neden olabilir” dedi.
 
“3-4 MİLİMETRE ÇAPINDAN KÜÇÜK TAŞLAR GENELLİKLE KENDİLİĞİNDEN DÜŞER”
 
Böbrek ve idrar yolları taşlarının tedavisi noktasında dikkat edilmesi gereken hususları da aktaran Yeşilli, “Tanı için ultrasonografiden yararlanılır. Ancak bu şekilde de tanı konamayan durumlarda tomografiden de yararlanılabilir. Çocuklarda taş saptandığında mutlaka nefrolojik değerlendirme yapılmalı, altta yatan metabolik bozukluk araştırılmalıdır. Bu durumda bebeklere idrar tahlili yapılır. Ancak daha büyük çocuklar için idrar elektrolitleri incelemesi de yapılabilir.
 
Böbrek ve idrar yolları taşlarının tedavisi, yetişkinlerde olduğu gibi taşın büyüklüğü, yeri, cinsi ve tıkanma yapıp yapmadığına bağlı olarak değişir. Çocuklarda 3-4 milimetre çapından küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşer. Bu nedenle herhangi bir girişim gerektirmez. Ancak belli bir süre düşmezlerse veya tıkanma yaparlarsa girişim gerekir. Daha büyük taşlara ise yerine ve büyüklüğüne göre tedavi açık veya kapalı cerrahi uygulaması yapılır” şeklinde konuştu.
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim