• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C

Bu bir başlangıç

Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘yeni’ Türkiye ile çözüm sürecinin kartopu gibi ilerleyeceğini, ilerledikçe büyüyeceğini belirtti.

Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘yeni’ Türkiye ile çözüm sürecinin kartopu gibi ilerleyeceğini, ilerledikçe büyüyeceğini belirterek, “Kardeşliğin güç kazandığını, umutların çoğaldığını görüyorum. Bu sadece bir başlangıç, çözüm süreci sadece 1 yıl içinde bizi bu kadar değiştirdiyse birkaç yıl içinde olacakları varın siz hayal edin. Eski Türkiye dönemini kapattık. Yeni Türkiye özüyle, ruhuyla kucaklaşan bir Türkiye’dir” diye konuştu. Diyarbakır ziyaretinin 2’nci gününde Bismil ve Ergani ilçelerinde toplu açılış törenlerine katılan Erdoğan özetle şunları söyledi:
İSLAM’IN KUTUPYILDIZI

“Artık sadece Türkiye içinde değil tüm bölgede yeni bir süreç bir iklim yeni bir bahar atmosferi yaşanıyor. Türkiye hızla değişirken bölgemiz de değişiyor. Türkiye güçlenirken bölgemiz de güçleniyor. 1000 yıllık tarihimizden aldığımız güçle hem ülke içinde hem bölgemizde bir kez daha kardeşlik egemen oluyor. Diyarbakır ne kadar güçlü müreffeh huzurlu olursa Erbil de, Süleymaniye de, Zaho, Musul, Kerkük, Bağdat, Kamışlı, Şam da o kadar güçlü müreffeh ve huzurlu olur.

Asimilasyon bitti

ESKİ Türkiye dönemini kapattık. Yeni Türkiye özüyle ruhuyla kucaklaşan bir Türkiye’dir. Yeni Türkiye Kürt’ü, Çerkez’i, Laz’ı, Roman’ı bir tutan yaratılanı Yaradan’dan ötürü seven bir Türkiye’dir. Ret, inkar ve asimilasyon artık bizim iktidarımızda bitmiştir, zira ben Türk’e ‘Türk kardeşim’ Kürt’e ‘Kürt kardeşim’ Laz’a ‘Laz kardeşim’ Çerkez’e ‘Çerkez kardeşim’ diyebiliyorum. Biz bütün bu farklılıklarla tek bir milletiz, bu kavramın içerisinde millet kavramının için de Türk’ü de var Kürt’ü de var Laz’ı da var Roman’ı da Çerkez’i de Boşnak’ı da hepsi var.

Diyarbakır bölgenin, İslam coğrafyasının kutupyıldızlarından biri. Evliya kabirleri ile sahabe-i kiram evliya kabirleri makamları ve camileri ile sadece Türkiye’nin değil dünyanın yönünü döndüğü bir şehir. Diyarbakır huzuruna güçlü sahip çıkmalı. Kararlarını verirken Diyarbakır çok düşünmeli, barışa güçlü şekilde sahip çıkmalı, bu yıl nevruzda başlayan bahar iklimine kuvvetlice sahip çıkmalı. Dün (önceki gün) Diyarbakır’da barışı gördük, huzuru gördük, ‘artık yeter’ diyenleri gördük. Diyarbakır’da anaların babaların yüreklerindeki güveni gördük, yüreklerindeki gururu gördük. Esnafın güldüğünü gördük, tarihi mekanların Türkiye’nin her yerinden ziyaretçileri ağırladığını gördük, sanayinin ticaretin geliştiğini gördük. Bölgenin talihi değişecek. Doğu, Güneydoğu Anadolu değişecek. Diyarbakır değiştikçe Irak değişecek, Suriye değişecek. Diyarbakır’da doğan barış güneşi tüm coğrafyamızı ısıtacak. Ne olur bu çözüm sürecine sımsıkı sahip çıkın huzura sahip çıkın.

İDEOLOJİNİN DELİ GÖMLEĞİ

Daha temiz bir Bismil kuralım. Gelin daha farklı bir Bismil kuralım. İdeolojinin deli gömleği ile bakarsak temiz Bismil’i bulamayız. Türkiye nasıl bir sessiz devrim gerçekleştirdi ise bu sadece İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de bunu gerçekleştirdi ise burada da gerçekleştirmeli. Birileri çözüm sürecinden rahatsız oluyor. Neden? Çünkü onlar gençlerin kanıyla, canıyla besleniyorlar. Onlar uyuşturucu ile zehirledikleri zavallı insanlarla besleniyorlar. Ölümden, krizden, yoksulluktan, acıdan besleniyorlar. Onlara fırsat tanımayalım diyorum. Bu sürecin bozulmasına fırsat tanımayalım diyorum. Bu huzurun bozulmasına izin vermeyelim diyorum.

DİYARBAKIRLIYMIŞ, ADI BAHTİYAR

Maalesef bu ülkede birçok sanatçı, dilinden, etnik kökeninden, kimliğinden dolayı hor görüldü, dışlandı, ötekileştirildi, ülkesinden, doğup büyüdüğü topraklardan uzakta yaşamak zorunda bırakıldı. İşte bunun en son örneği Ahmet Kaya... Ahmet Kaya da beni cezaevine uğurlamıştı. Türküleriyle uğurlamıştı. ‘Şafak sökerken’ diyerek uğurlamıştı. Tabii benim dünyada onun o vefası özel yere sahip. Ahmet Kaya, maalesef, ömrünün son demlerinde, duygusal olarak kaldıramayacağı yoğun bir baskıya maruz kaldı, vatanından uzakta, gurbette son nefesini verdi. Ahmet Kaya’nın suçu neydi? Bunu kendi şarkısında söylüyordu aslında. Ne diyordu? Diyarbakırlıymış. Adı Bahtiyar. Suçu saz çalmaktı. Gönül telinden geçenleri sazının teliyle söylemesiydi. Yeni Türkiye’de kimse dilinden, dininden, mezhebinden, etnik kimliğinden ötürü horlanmıyor, dışlanmıyor, ötekileştirilmiyor. Ergani’nin yetiştirdiği büyük şair Sezai Karakoç’un her zaman vurguladığı gibi, Dicle ve Fırat kendi mecrasında, kendi yatağında özgürce akıyor artık. Diyarbakır bu sürece sahip çıkarsa, çok farklı netice alınır.”

www.istanbulhaber.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim