• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C

Boğaz ağrısı deyip geçmeyin

Boğaz ağrısı deyip geçmeyin
Ani başlangıçlı boğaz, karın ve baş ağrısı, 39,4 derece veya daha yüksek ateş gibi olumsuzluklar, halk arasında beta mikrobu olarak bilinen "A Grubu Beta Hemolitik Stroktokok"un habercisi olabilir.

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu,yaptığı açıklamada, gününü kreş ya da okul gibi kalabalık ortamlarda geçiren çocuklardaki boğaz ağrısının kaynağının çoğunlukla beta olabileceğini söyledi.

Boğaz enfeksiyonlarının yüzde 10'undan bakteri grubu mikropların sorumlu olduğunu dile getiren Nuhoğlu, bakteriyel boğaz enfeksiyonlarının en sık görülen nedenleri arasında da betanın yer aldığını ifade etti.

Nuhoğlu, mikrobun, zamanında ve uygun şekilde tedavi edilmediğinde çok ciddi problemlere yol açtığını vurgulayarak, "Başlangıçta alevli ve halsizlik yapan bir enfeksiyonken, uzun dönemdeki yan etkileri, vücutta kalıcı arızalar bırakan ve tüm yaşam kalitesini etkileyebilen olumsuzluklar olarak ortaya çıkar.

Beta enfeksiyonuna yakalanmış çocuklar, tedavi edilmediğinde ilerleyen yaşlarda kalp romatizması, eklem romatizması ve nefrit gibi oldukça ciddi sorunlarla karşılaşabilir" diye konuştu.

"39,4 derece veya üzeri ateş betanın belirtisi olabilir"

Betanın, kalp yetmezliğine bağlı ölümlere de neden olabileceğini ve bu olumsuzlukların genellikle enfeksiyon geçirildikten 4-6 hafta sonra ortaya çıktığını anlatan Nuhoğlu, şunları kaydetti:

"Bu önemli nedenlerle akut dönemdeki tedavinin doğru yapılması yanında, ailelerin bilgilendirilmesi ve vakaların yaklaşık 2 ay süreyle izlenmesi gerekir. Hastalığın ağır olgularında belirgin, ani başlangıçlı boğaz ağrısı, 39,4 derece veya daha yüksek ateş belirtileri gösterebilir.

Baş ağrısı, üşüme, titreme ve karın ağrısı olabilir. Çocuklarda iştahsızlık ve hareketlilikte azalma dikkati çeker, ayrıca bulantı, kusma da belirgindir. Özellikle önceden bademcik ameliyatı olmuş hastalarda rahatsızlık, hafif belirtilerle seyredebilir. Betanın ciltte yaptığı döküntülü hastalık ise 'kızıl' olarak adlandırılmaktadır."

Nuhoğlu, çeşitli hastalıklara yol açan mikrobun insandan insana temas, tükürük ve burun salgısıyla bulaştığını aktardı.

Betanın salgın halinde, özellikle kalabalık ortamlarda hızla yayılabileceğine dikkati çeken Nuhoğlu, mikrobun kuluçka süresinin 2-4 gün arasında değiştiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu, hastada yüksek ateş, halsizlik ve özellikle boğazda beyaz iltihap görüntüleri varsa betanın etken olarak düşünülüp tedavisinin planlanması gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Ayrıca önceden romatizmal ateş hikayesi veren hastada tedaviye hemen başlanmalıdır. Tedavide penisilin ilk seçenektir. Penisilin, akut romatizmal ateşi önlediği gösterilmiş tek antibiyotiktir. Alternatif olarak sentetik penisilinler kullanılabilir.

Beta mikrobunun tedavisi mümkündür ve de son derece kolaydır. Ancak tıbbi tedavinin yanında hastanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve doğru beslenme gibi destek yaklaşımları da uygulanmalıdır."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim