• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 23 °C

Bekir Bozdağ: Cinsel suçlulara tıbbi tedavi geliyor

Bekir Bozdağ: Cinsel suçlulara tıbbi tedavi geliyor
Adalet Bakanı Bozdağ, yeni yargı paketine ilişkin, "Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerde yaşamamak gibi tedbirlere tabi tutulacak" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni yargı paketine ilişkin, "Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerde yaşamamak, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamda çalışmamak, çocuklarla ilgili meslek icra etmemek tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulacak" dedi.

Bozdağ, Adalet Bakanlığında, bugün TBMM'ye sevk edilen yeni yargı paketi hakkında bilgi verdi.

Uzunca zamandır yürütülen çalışmaların bir kısmını tamamladıklarını belirten Bozdağ, en son Bakanlar Kurulu'nda da müzakere edildiğini ve Bakanlar Kurulu'nun tavsiyeleri doğrultusunda bazı konularda değişiklikler yapıldığını anlattı.

Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla müşterek çalışma yaptıklarını aktaran Bozdağ, diğer konularda da ilgililerin görüşlerinin alındığını söyledi.

İlk olarak cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlara ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirten Bozdağ, sarkıntılık gibi basit cinsel fiiller ile daha ağır fiiller için verilen cezalar arasında makul bir denge kurulduğunu, cezaların kademeli olarak artırıldığını ifade etti.

Beden ve ruh sağlığının bozulması üzerine cezanın artırılmasına ilişkin hükmün kaldırıldığını, suçun temel cezasının artırıldığını dile getiren Bozdağ, "Beden ve ruh sağlığının bozulması halinde cezanın artırılacağına ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılmakta ve suçun temel şeklinin cezası artırılmaktadır. Böylelikle mağdurların özellikle çocukların defalarca örselenmesi önlenmektedir. Beden ve ruh sağlığının bozulması yasa tarafından peşinen kabul edilmektedir. Böyle bir saldırıya uğrayanın beden sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı bilirkişi incelemesine gidilmeyecektir" dedi.

Bozdağ, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların sarkıntılık halinde yetişkin kişiye karşı işlenmesi durumunda cezanın 2 yıldan 7 yıla, çocuğa karşı işlenmesi durumunda 4 yıldan 8 yıla çıkarıldığını bildirdi.

Suçun yoğun hareketlerle yetişkin kişiye karşı işlenmesi halinde 5 yıldan 10 yıla, çocuğa karşı işlenmesi halinde 8 yıldan 15 yıla çıkarıldığını belirten Bozdağ, organ veya sair cisim sokma suretiyle yetişkine karşı işlenen suçlarda 12 yıldan 20 yıla, çocuğa karşı işlenen suçlarda 16 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü söyledi.

Suçun işlenmesini kolaylaştıran bazı faktörlerin ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlendiğini aktaran Bozdağ, bunların vesayet, kamu görevi, koruyucu aile, üvey anne-baba-evlat, evlatlık ilişkisi olarak belirlendiğini, ayrıca yurt ve pansiyon gibi toplu olarak birlikte yaşama zorunluluğu olan yerlerde işlenmesi halinin de artırım nedeni kabul edildiğini bildirdi.

Bozdağ, bu hallerde verilecek cezaların yarı oranında artırılacağını kaydetti.

Cebir, tehdit, hile olmaksızın 15 yaşını bitirmiş çocukların cinsel ilişkiye girmesi halinde sanığa verilecek ceza 6 aydan 2 yıla kadarken, 2 yıldan 5 yıla çıkarıldığını belirten Bozdağ, ensest ilişkinin cezasının da 6 yıldan 15 yıla kadar olacak şekilde değiştirildiğini aktardı.

Fail çocuklardan veya mağdurlardan uzaklaştırıcı bazı hak yoksunlukları ve tedavi yükümlülüğü getirildiğini ifade eden Bozdağ, şu bilgileri verdi:

"Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmamak veya ikamet etmemek, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmamak, çocuklarla ilgili bir meslek icra etmemek tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulacak. Bu kapsamda kreş, kantin gibi yerlerde çalışamayacaklar ve okul servisi işletemeyecekler. Cinsel saldırı suçundan hapis cezasına mahkum olanların, koşullu salıverilme süreleri 2/3 oranından 3/4 oranına çıkarılmaktadır. Çocuklara karşı işlenen bir suçtan dolayı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yerine 39 yıl, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yerine 33 yıl ceza infaz kurumunda kalacak."

Çocukların öldürülmesi üzerine, toplumda çok büyük infial uyandığını artık herkesin bu konudaki cezaların artırılmasını talep ettiğini belirten Bozdağ, şunları söyledi:

"Bizim hukukumuzda çocukların öldürülmesi hali nitelikli öldürmeye giriyor. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir, en ağır cezadır, bundan daha ağır ceza yoktur. Ancak cezanın infazı adi suçların infazı gibi üçte 2 yattıktan sonra şartlı salıvermeden yararlanıyorlardı. Şimdi mükerrirlere özgü infaz usulünü getiriyoruz. Bu suçları işleyenler terörle ilgili infazdan daha ağır infaza tabi olacaktır. Ağırlaştırılmış müebbet alanlar 30 yıl hapis yatıyordu, şimdi 39 yıl olacak. Mübbet hapis cezası alanlar 24 yıl hapis yatıyordu, şimdi 33 yıl olacak. Cezalar ağırlaştırılmış hapiste 9 yıl artmaktadır son derece önemli."

Sulh ceza ve asliye ceza ayrımının kaldırılacağını belirten Bozdağ, bin 40 hakimin görev yaptığı 995 sulh ceza mahkemesi bulunduğunu, sulh ceza mahkemelerinin 2 yıla kadar hapis gerektiren suçların yanında, yakalama emri, tutuklama, arama ve el koyma gibi koruma tedbirleri hakkında karar verdiğini anlattı.

Koruma tedbirlerine ilişkin kararların, sulh ceza mahkemelerinin iş yükünün yarısını oluşturduğunu dile getiren Bozdağ, hakimlerin, diğer işerine ilaveten gelen koruma tedbiri talepleriyle ilgili yeterli zamanı ayıramadığını, bu talepleri gerektiği ölçüde hassas ve dikkatli iceleyemediklerini, koruma tedbirleri hakkında yetersiz gerekçeyle isabetsiz kararlar verebildiklerini söyledi.

Koruma tedbirlerine müstakilen bakmakla görevli hakimlerin bulunmamasının, farklı uygulamalara sebebiyet verdiğini aktaran Bozdağ, sulh asliye ceza mahkemeler arasında adaletsiz bir iş dağılımı ortaya çıkabilidiğini, görevsizlik kararları nedeniyle yargılama sürecinin uzadığını kaydetti.

Bozdağ, "Değişiklikle sulh ceza mahkemeleri kaldırılmakta sulh ceza hakimlikleri kurulmaktadır. Sulh ceza hakimlikleri soruşturma aşamasında hakim tarafından verilmesi gerekli koruma tedbirlerine ilişkin kararları verecek. Yargılama faaliyeti yapmayacak. Yargılamaya ilişkin görevleri asliye ceza mahkemelerine devredilecek. Takipsizlik kararına itiraz en yakın ağır ceza mahkemesine yapılacak. Koruma tedbirleri ve itirazlar konusunda uzmanlaşma sağlanacak ve ülke genelindeki uygulama farklılıkları ortadan kaldırılacaktır" diye konuştu.

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkin de yeni düzenlemeler yapıldığını ifade eden Bozdağ, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi suçunun 1 yıldan 7 yıla kadar hapis öngören cezasının, 5 yıldan 12 yıla çıkarıldığını, yargılamayı asliye ceza mahkemesi yerine ağır ceza mahkemesinin yapacağını bildirdi.

Bozdağ, kişinin kendi kullanımı için ekim yapılması durumunda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verileceğini söyledi.

Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ihraç ve ithal suçunun cezasının 10 yıldan 20 yıla iken 20 yıldan 30 yıla çıkarıldığını aktaran Bozdağ, satma suçu için ise 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü kaydetti. Bozdağ, "Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin çocuğa verilmesi veya satılması durumunda hapis cezası 15 yıldan az olmayacaktır" dedi.

Yeni düzenlemeye göre, uyuşturucu suçunun 3 veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda cezanın yarı oranında, örgüt halinde işlenmesi durumunda 1 kat artırılmasının öngörüldüğünü açıklayan Bozdağ, bu suçlardan mahkum olanların salıverilme sürelerinin 2/3'ten 3/4 oranına çıkarıldığını belirtti.

Bozdağ, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme suçuna 5 yıldan 10 yıla, uyuşturucu kullanma suçuna 2 yıldan 5 yıla hapis cezası öngörüldüğünü anlatarak, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında defalarca denetimli serbestlik kararı verilmesinin de önüne geçileceğini kaydetti.

Hırsızlık cezaları da arttı

Hırsızlık suçuna ilişkin düzenlemelere de değinen Bozdağ, nitelikli hırsızlığın cezalarının yaklaşık olarak yarı oranında artırıldığını, konutta hırsızlığın cezasının 5 yıldan 10 yıla olarak düzenlendiğini aktardı.

Bozdağ, kapkaç dahil nitelikli hırsızlığın 2. fıkrasında yer alan diğer hallerde 3 yıldan 7 yıla kadar verilen hapis cezasının 5 yıldan 10 yıla çıkarıldığını, gece vakti yapılan hırsızlığın cezasının da yarı oranında artırılacağını söyledi.

Bakan Bozdağ, hırsızlık veya mala zarar verme sonucunda haberleşme, enerji, demiryolu veya havayoluna ilişkin kamu hizmetinin geçici de olsa aksamasi halinde verilecek cezanın iki katına kadar artırılmasının öngörüldüğünü kaydetti.

Ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülere ilişkin daha önce düzenleme yaptıklarını, infazın ertelenmesi yolu bulunduğunu anımsatan Bozdağ, "Toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmama konusunda tereddütler yaşandığı için ağır ve somut tehlike kuralı getirilerek bu konudaki soyut olan hususlar somutlaştırılmaktadır" diye konuştu.

İdari yargıda istinaf kanun yolunun kurulmasına ilişkin bir düzenleme yaptıklarını belirten Bozdağ, adli yargıda kurulan istinaf sisteminin kasım ayında faaliyete geçmesini planladıklarını bildirdi. 

İdari yargıda kurulacak istinaf sistemine ilişkin düzenlemeyi paylaşan Bozdağ, "25 ilde bulunan bölge idare mahkemelerinin adı yine bölge idare mahkemesi olarak kalacak ama istinaf yoluyla yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlayacak" dedi.

İvedi yargılama usulünün Danıştay Kanunu'nda değişiklik yapan tasarıda yer aldığını ancak tasarı yasalaşmadığı için komisyonda bekleyen maddenin buraya taşındığını anlatan Bozdağ, tasarının içerisinde adli istinafla ilgili uygulamada çıkabilecek muhtemel sıkıntıları çözmek için uzmanların yaptığı uyarılar doğrultusunda teknik düzenlemeler yapıldığını da aktardı.

Yargıtay Kanunu'nda değişiklik

Yargıtay Kanunu'nda, Yargıtayın 23 hukuk 15 ceza dairesi olduğunun hükme bağlandığını anımsatan Bozdağ, Yargıtayın hangi dairenin ceza, hangi dairenin hukuk işlerine bakacağına Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nca karar verilmesi talebi doğrultusunda bu yönde bir düzenleme getirdiklerini kaydetti.

Bozdağ, şu bilgileri verdi:

"Düzenlemeyle, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun üye sayısı 8'den 12'ye çıkarılmaktadır. Yargıtay Genel Sekreteri seçilebilmek için kıdem süresi yoktu, 5 yıllık Yargıtay üyeliği şartı getirilmektedir. Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı seçilebilmek için birinci sınıf tetkik hakimi olma kuralı getirilmektedir. Yargıtay Birinci Başkanı seçilebilmek için 4 yıllık süre 10 yıla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı seçilebilmek için gereken 4 yıllık süre 5 yıla, Yargıtay Başkanvekili ve Cumhuriyet Başsavcıvekili seçilebilmek için gereken 3 yıllık süre 5 yıla çıkarılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı adayı belirlenmesi için her üye tek adaya oy verecek."

Bozdağ, ayrıca, yeni düzenlemeye göre, asliye ticaret mahkemelerinin yeniden heyetli mahkemeye dönüştürüldüğünü, 250 bin lira altındaki davalarda heyetten bir hakimin de karar verebileceğini bildirdi.

Yeni yargı paketinde, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçunun unsurlarının yeniden düzenlenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı kişi hakkında bir kez verilmesi, yargılama giderlerinin tek başına temyiz nedeni olmaması, yurt dışında Türk kamu görevlisine bir yabancı tarafından rüşvet verilmesi durumunda Adalet Bakanının izni aranmaksızın doğrudan soruşturma ve kovuşturma yapılması, Türkiye dışında suç işleyip de Türkiye'de bulunan yabancının soruşturma aşamasında da geri verilmesi gibi düzenlemeler de yer alıyor.

"Bu tasarıda hadım cezası öngörülmemektedir"

Cinsel suç işleyenlere tıbbi müdahale konusunun "hadım etme işlemini içerip içermediğinin" sorulması üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Tıbbi müdahale hadım değil yanlış anlamayın. Basın onu farklı bir şekilde lanse etti o zaman. Hadım diye bir ceza yok. Bu tasarıda hadım cezası öngörülmemektedir. Süreli hapis cezası öngörülmektedir. Ancak eğer cinsel saldırıda bulunan kişilerde hastalık varsa bir hastalık nedeniyle bu saldırılarda bulunuyorsa bunun tıbbi tedavisi yoluna gidilebilecektir. Bunun kararını mahkeme verecektir. Mahkeme bilirkişi raporlarına bakacaktır gerçekten bir hastalık var mı yok mu, ona göre bunun tıbben tedavi edilmesi gerektiğine hükmederse tıbbi tedaviye karar verecektir. İnfaz sırasında ya da şartlı tahliye edilme sürecinde..." 

Bozdağ, ikiz bebekleriyle cezaevine girecek Mülkiye Kılınç'ın durumuna ilişkin soruya ise şu karşılığı verdi:

"İnsani bir durum, ben de haberleri okudum ve ona üzüldüm işin doğrusu. Arkadaşlarıma talimat verdim üzerimize düşeni yapalım diye. Daha önce iki defa infazın ertelenmesi konusunda yardımcı olunmuş. Ayrıca hukukumuzda bir düzenleme var. Kadınlarla ilgili çocuk olması halinde belli süre içeride kaldıktan sonra çıkıyor. Ama onun için belli zamana ihtiyaç var. Genel olarak daha da iyileştirme konusunda neler yapılacağı hususunda kanunlar genel müdürlüğümüz ayrıca bir çalışma yapıyor. Onunla ilgili hazırlıklarımız da bir noktaya geldi. Özellikle hasta olan veya diğer bazı durumlarla ilgili insani olarak yapmamız gereken olup da yapmadıklarımız var mı veya eksik mi değerlendiriliyor."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim