• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C

Antmen: “Türkiye’nin TEK Emniyet Sübabı Barolardır”

Antmen: “Türkiye’nin TEK Emniyet Sübabı Barolardır”
Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, Türkiye'deki hukukun, demokrasinin, kuvvetler ayrılığı prensibine inanan parlamenter demokratik sistemin artık tek emniyet...

Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, Türkiye'deki hukukun, demokrasinin, kuvvetler ayrılığı prensibine inanan parlamenter demokratik sistemin artık tek emniyet sübabı barolar olduğunu belirterek, "Hukuk terazisiyle hiç kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Hukukun, adaletin, yargının, avukatlığın, savunmanın gözü bağlıdır, hiç kimseyi tanımaz" dedi.

Mersin Barosu Başkanı Antmen, Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte Avukatlar Haftası dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Metropol Gökdelen'deki Mersin Barosu Hizmet Birimi'nde gerçekleştirilen toplantıda Antmen, bir taraftan yargının ve avukatların sorunlarına değinirken, bir taraftan da ülke gündeminde üst sıralarda yer alan konularda görüşlerini aktardı.

"TERÖRE BÜTÜN TOPLUM OLARAK KARŞI DURMALIYIZ"

Türkiye'nin şu an için en büyük sorununun terör olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin evlatlarının Güneydoğu'da, Ankara'da, İstanbul'da şehit olduklarını vurgulayan Antmen, böyle bir ortamda Mersin Barosu olarak 5 Nisan Avukatlar Günü ve Avukatlar Haftası kapsamında bir kutlama yapmadıklarını ve yapmayacaklarını dile getirdi. Terörün, insan hakları çiğnenmeden ve hukuk sınırları aşılmadan çözülmesi gerektiğini ifade eden Antmen, "Hiçbir devlet kendi toprakları içinde silahlı güçlerin, terör örgütlerinin, teröristlerin bulunmasına müsamaha gösteremez. Terörle bile olsa yapılacak mücadelenin ise hukuk sınırları içinde kalması gerekiyor. Ama en önemlisi silahlı terör örgütlerinin de Türkiye topraklarının dışına atılması şart. Bunun için teröre bütün toplum olarak karşı durmalı, terörle ve bombalarla yaşamaya alışmamalı, sadece terör olaylarını kınamakla yetinmemeliyiz ve herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır" diye konuştu.

Antmen, açılım sürecinin de bu kez şeffaf ve açık şekilde yeniden başlaması gerektiğini kaydetti.

"TÜRKİYE'DE YARGI SİYASALLAŞMIŞTIR"

Türkiye'nin bir diğer önemli sorununun da demokrasi olduğunu belirten Antmen, bu sorunun adil yargılanma hakkının düzeltilmemesi, savunma hakkının önündeki engellerin kaldırılmaması olduğunun altını çizdi. Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmaları ve daha sonra Anayasa Mahkemesi kararıyla serbest bırakılmalarına değinen Antmen, şunları söyledi:

"Tabi ki yargılanacaklar, tabi ki eğer suçları varsa cezalandırılacaklar. Bu ayrı bir mesele ama önemli olan Türkiye'de basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün önüne sınır konulmaması. Evrensel hukuk normları ışığında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince insanların haklarının eksiksiz ve tam olarak sağlanmasıdır. Türkiye'de yargı siyasallaşmıştır. Zaten iki gün önce de siyasi iktidarın yetkilileri, "Yargı da yürütme de yasama da bizde" dediler. O zaman yapacak bir şey kalmadı, ya hep birlikte biat edelim ya da hep birlikte bu ülkeyi terk edip gidelim."

"YARGILAMANIN EN ÖNEMLİ ÖZNESİ OLAN AVUKATLIK HALA 2. KONUMDADIR"

Savunmanın da en önemli sorununun da bu olduğuna işaret eden Antmen, artık avukatların ekonomik sorunlarından bahsetmekten vazgeçtiklerini vurguladı. "Bu sene vazgeçtik, avukatlar olarak kendimiz için hiçbir şey istemiyoruz" diyen Antmen, ancak savunma mesleğinin yargılama faaliyetinin en önemli öznesi olduğu halde hala ikinci konumda olmasını eleştirdi. Avukatlığın Anayasa'nın yargı bölümünde yer almadığına dikkat çeken Antmen, savunmanın olmadığı bir yargılama faaliyetinin Ortaçağ'daki engizisyon mahkemesinden farkı olmayacağını kaydetti. Antmen, "Ama 21. yüzyılda yargılama faaliyetindeki en önemli özne savunmadır, avukatlardır. Bu nedenle artık herkes avukatlık mesleğinin ve savunmanın ikincil konumda olmamasını sağlamak zorundadır. Halkımız, hakları için kendilerini paralayan avukatların ve baroların yanında olmak zorundadır" ifadelerini kullandı.

Bu yolda inançla ve kararlılıkla yürüdüklerine vurgu yapan Antmen, Mersin Barosu olarak da demokrat, öncü, ilerici bir baro olduklarını dile getirerek, Türkiye'de sadece evrensel hukuk normlarının hakim olması gerektiğinin altını çizdi.

"NE PAHASINA OLURSA OLSUN ÇOCUĞA CİNSEL İSTİSMAR BU ÜLKEDEN KAZINACAK"

Türkiye'nin kadın cinayetleri yanında daha da büyük acısının çocukların cinsel istismarı olduğuna işaret eden Antmen, şöyle devam etti:

"Her birimizin çocuklarının bir nefes daha fazla almaları için hepimiz hayatımızın geri kalanını ona feda ederiz. O çocuklara dokunan alçaklar şunu bilmelidirler ki, bu toplumdan da dışlanacaklar, ne pahasına olursa olsun çocuğa karşı yapılan cinsel istismar bu ülkeden kazınacak. Bunun için biz avukatlar ve barolar sonuna kadar mücadele edeceğiz. Yarın duruşmada Karaman'da olacağız. Başka bir yerde olsun orada da olacağız. Hiç kimse o pis ellerini çocuklarımızın üzerine süremeyecek, dokunamayacak. Ne pahasına olursa olsun."

"HALKIMIZDAN TEK İSTEĞİMİZ, AVUKATSIZ İŞ YAPMAYIN"

Vatandaşlara, "Avukatsız iş yapmayın" diye seslenen Antmen, "Eğer paranız yoksa biz size zaten adli yardım faslından ücretsiz avukat veriyoruz. 2015 yılında yaklaşık 950 davada haklı olma ve fakir olma şartına baktık ve çoğunluğu şiddet mağduru kadınlar, boyanma ve velayet davaları olmak üzere 950 insanımıza ücretsiz avukat tayin ettik. Ceza davalarında ise karakolda, mahkemelerde, Cumhuriyet Savcılığı'nda, nerede olursa olsun, kişinin haklı, mağdur, suçlu, şüpheli olup olmamasına bakmadan ücretsiz avukat veriyoruz. Bir tek şey istiyoruz; avukatlık mesleğine gerekenin saygının gösterilmesi. Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndan doğan müdafilikte 2015 yılında 25 bin civarında görevlendirme yaptık. 25 bin kez Mersin Barosu avukatları halkımızı ücretsiz olarak savundular ve bu konudaki ücreti devletimiz karşıladı. Biz halkımızdan tek bir şey istiyoruz; avukatsız iş yapmayacaklar, kendi avukatlarıyla çalışacaklar ama paraları yoksa onlara da biz hem adli yardımdan hem CMK'dan avukat tayin ediyoruz" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'NİN TEK EMNİYET SÜBABI BAROLARDIR"

Siyasi iktidarın milletvekillerinin Türkiye Barolar Birliği'nin antidemokratik olduğu, bazı baroların siyaset yaptığı yönündeki açıklamalarını da eleştiren Antmen, "Ama bir sayın milletvekili, "Türkiye'de hukukun güvencesi barolardır" demiş. Evet, Türkiye'deki hukukun, demokrasinin, kuvvetler ayrılığı prensibine inanan parlamenter demokratik sistemin artık tek emniyet sübabı barolardır, Barolar Birliği'dir. Barolar Birliği antidemokratik değildir. Nispi temsille baroların, Türkiye Barolar Birliği'nin yapılarıyla oynayıp, oraları da yandaş yapmak isteyenlere geçit verilmeyeceğini açıkça ifade ediyorum. Eğer yeni bir Avukatlık Kanunu yapılacaksa bunu siyasiler yapmayacak. Bunu Türkiye'deki avukatlar, barolar ve Türkiye Barolar Birliği yapacak. Hiç kimse kusura bakmasın, "Ben yaptım oldu" ile Avukatlık Kanunu değiştirilemez. Nispi temsil için de hodri meydan diyoruz. Öyleyse milletvekilleri de nispi temsille seçilsin. Barolara nispi temsil ise Türkiye'de tam demokrasi, Türkiye'de nispi temsil. Hukuk terazisiyle hiç kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Hukukun, adaletin, yargının, avukatlığın, savunmanın gözü bağlıdır, hiç kimseyi tanımaz" dedi.

Antmen: “Türkiye’nin TEK Emniyet Sübabı Barolardır”

Antmen: “Türkiye’nin TEK Emniyet Sübabı Barolardır”

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim