• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir -1 °C

Anne olmaya karar vermeden önce

Anne olmaya karar vermeden önce
“Folik asit takviyesinin yapılması, fazla kiloların verilmesi, düzenli egzersize başlanılması, sigara alışkanlığına son verilmesi, topsoplazma testinin yaptırılması, aşıların tamamlanması, ilaç kullanımına dikkat edilmesi lazım”

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Berker, anne olmaya karar vermeden önce sağlık kontrollerinin iyi yapılması gerektiğini belirterek, “Folik asit takviyesinin yapılması, fazla kiloların verilmesi, düzenli egzersize başlanılması, sigara alışkanlığına son verilmesi, topsoplazma testinin yaptırılması, aşıların tamamlanması, ilaç kullanımına dikkat edilmesi lazım” dedi.
 
Berker, yaptığı açıklamada, anne olmaya karar vermeden önce bilinçli hareket edilmesi ve sağlık kontrollerinin iyi yapılması gerektiğini söyledi. Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesinin önemine işaret eden Berker, folik asit takviyesinin yapılması, fazla kiloların verilmesi, düzenli egzersize başlanılması, sigara alışkanlığına son verilmesi, doğum kontrolünün bırakılması, topsoplazma testinin yaptırılması, aşıların tamamlanması, ilaç kullanımına dikkat edilmesi ve mutlaka hekim kontrolüne girilmesi gerektiğini bildirdi. 
 
-“SOFRADA KARACİĞER, YEŞİL SEBZELER VE BAKLAGİLLER EKSİK OLMAMALI”-

Berker, beslenme şeklinin hem anne adayı hem de bebeğin gelişimi açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti:
“Dengeli beslenmek için 4 ana grupta yiyecek alınması yeterlidir. Günde 3 ana öğün ve hafif ara öğünler düzenli beslenme yeterlidir. 'Vitamin hapı alırım' diye sebze tüketiminden uzaklaşılmamalı. Çünkü vitamin ilaçları henüz tam olarak vitamin ve mineralleri sağlamıyor. Hamilelikte bebeğin gelişimi üzerinde çok etkili olan folik asit içeren gıdaların sofradan eksik edilmemesi gerekiyor; çünkü ‘nöral tüp defekti’ adı verilen doğumsal sakatlıkları önlemeye yardımcı olduğu biliniyor. Sofrada folik asit açısından zengin olan karaciğer, yeşil sebzeler ve baklagillerin eksik olmaması gerekiyor. Hamilelik başladıktan sonraki ilk 12 hafta süresince folik asit içeren preperatların kullanılması önem taşıyor.”
 
-“GEBELİKTE YAKILAN SİGARA, BEBEĞE GİDEN OKSİJENİN ÇALINMASI DEMEK”-

Berker, rahat gebelik, kolay doğum ve doğum sonrası için kilo kontrolü yapılması gerektiğini dile getirerek, şunları ekledi:
“-Fazla kilonun üstüne gelen hamilelik nedeniyle alınan kilo, bele daha fazla yük bindirdiğinden, bu durum ileride bel ağrısına yol açıyor. Zinde bir gebelik süreci ve sonrasında eski formun tekrar kazanılması için düzenli egzersiz yapılması önem taşıyor. Gebelik öncesinde egzersizlere başlanılması, gün içerisinde özellikle bel, sırt ve karın kaslarını çalıştıracak hafif egzersizleri öneriyorum.
-Sigara bağımlılığı, anne adayının dışında bebeğin sağlını da ciddi tehlikeye sokuyor. Gebelik sırasında yakılan her sigara, bebeğe giden oksijenin çalınması anlamına geliyor. Bu bebekler, solunum yolu enfeksiyonlarına dayanıksız oluyor ve akranlarına göre genel sağlık sorunları daha fazla görülüyor. Ayrıca bebeğin hiçbir neden yokken ani ölüm sendromu nedeniyle hayatını kaybetme oranları da daha yüksek çıkıyor. Doğumu zorlaştırıcı etkilerin yanı sıra, loğusalık döneminde sütün azalmasına yol açıyor. Sigaranın tamamen bırakılamaması halinde en azından günde 10 tanenin altında içilmesi ve pasif içicilikten korunulması gerekiyor.
-Özellikle evinde hayvan besleyen anne adaylarının, gebelik kararı öncesinde hayvanları evden uzaklaştırması değil, ‘toksoplazma’ testi yaptırması gerekiyor; çünkü hayvanın dışkısından bulaşabilecek olan toksoplazma, gebelik esnasında enfeksiyona ve enfeksiyonun da bebeğe bulaşmasına neden oluyor. Rahim içine geçtiği durumlarda da bebekte bazı kalıcı hasar oluşturabiliyor. Testte toksoplazma olmadığı ortaya çıkması halinde de hayvanın dışkısının ele temas etmemesine özen gösterilmesi gerekiyor.
-Öte yandan gebelik öncesinde mutlaka aşıların gözden geçirilmesi gerekiyor. Aşılanmayan annelerin etken maddeyle karşılaşması, yalnızca kendini değil, bebeğini de etkiliyor. Hamilelik sırasında ya da doğumda taşınılan enfeksiyonu bebeğe geçirme riski bulunuyor. Bu nedenle, hamilelik öncesi hepatit B, kızamıkçık ve tetanoza karşı bağışıklık olmaması halinde ve aşılar yaptırılmamışsa bir uzmana başvurarak aşıların tamamlanması gerekiyor.
-Gebelikte olduğu kadar gebelik öncesinde de ilaç kullanımında seçici olunması önemli. Korunma bırakıldığında ve hamile kalma olasılığı düşünüldüğünde bir uzmana danışmadan ilaç almaktan sakınılması önem taşıyor. Erken hamilelik döneminde bazı ilaçların plasentadan geçerek bebeğin gelişimini olumsuz etkiliyor.”

http://www.istanbulhaber.com
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İstanbul Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim